Son dönemlerde finans ve piyasa gündemini meşgul eden fon soruşturmasının perde arkası nihayet gün yüzüne çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 19 Ağustos 2026 tarihli bir müzekkere ile sermaye piyasalarında yürütülen geniş çaplı incelemeleri başlattı. Bu yazı, özellikle Borsa İstanbul’da işlem gören bazı hisselerde görülen olağan dışı fiyat hareketleri ve manipülatif hareketler üzerine yapılan araştırmaların ilk adımlarını temsil ediyor. Başsavcılık, Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) gönderdiği yazıda, özellikle dolaylı yollardan fonlar ve portföy yönetim şirketleri aracılığıyla gerçekleştirilen işlemlerin detaylı takip edilmesini talep etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın söz konusu soruşturma dosyası, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu’nun 2026/149004 numaralı dosyası kapsamında başlatıldı. Bu bağlamda, özellikle piyasalarda yüksek miktarda hareket eden hisselerin fiyatlarının, fonlar ve portföy yönetim şirketleri aracılığıyla manipüle edilip edilmediğinin araştırılması öncelikli hale getirildi. Müzekkere, piyasa hareketlerinin dijital ortamdan yakından izlendiğine ve bazı hisselerin yaklaşık 100 kata varan oranda ani artışlar gösterdiğine dikkat çekerek, bu hareketlerin piyasada anormal fiyat hareketleri oluşturabileceğine işaret etti.
Soruşturmanın odak noktası haline gelen bu hareketler, sadece fiyatların yükselmesini sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda bu fiyat artışlarından kazanç sağlayan fonların ve şirketlerin de değeri üzerinde ciddi etkiler yaratmış olabilir. Başsavcılık, bu nedenle söz konusu hisselerin ciddi anlamda spekülatif hareketler içermesi olasılığı üzerinde durarak, piyasada yapay fiyat hareketlerinin önüne geçmek amacıyla kapsamlı incelemeler başlattı. Ayrıca, şirketlerin açıklamış olduğu mali göstergeler ve piyasa fiyatları arasındaki uçurumların da detaylıca incelenmesine karar verildi. Bu süreçte, piyasanın genel görünümünü bozan spekülatif işlemlerin tespit edilerek, hukuki ve mali açıdan gerekli adımların atılması hedefleniyor.
Başsavcılık, aynı zamanda, piyasa dolandırıcılığı suçunu deşifre etmeye yönelik olarak Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesine atıfta bulunarak, işlemlerinin manipülatif olup olmadığının kapsamlı bir şekilde araştırılmasını istedi. Bu kapsamda, inceleme sırasında özellikle, söz konusu şirketler ile fonların SPK nezdinde şu an herhangi bir inceleme veya araştırma altında olup olmadığının belirlenmesi talep edildi. Ayrıca, piyasada özellikle yüksek miktarda alım yapan fonların ve bireysel yatırımcıların hareketlerinin, olası bir manipülasyon ya da haksız kazanç sağlama amacı taşıyıp taşımadığı üzerinde durulmaya başlandı. Bu bağlamda, alınan adımlar, piyasanın güvenilirliğini sağlamak ve yatırımcıların haklarını korumak adına atılan önemli ve kararlı hamleler olarak görülüyor.
Gizlilik ve dikkat edilmesi gereken noktalar ise soruşturmanın en önemli unsurlarından biri. Müzekkerede, soruşturmanın gizli yürütülmesi gerektiği ve ilgili kurumların bilgi paylaşımı dışında başka bir açıklama yapılmaması gerektiği vurgulandı. Bu nedenle, piyasa üzerinde olası etkilerin ve adli sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi adına, tüm paydaşların bu konuda azami dikkat göstermeleri talep edildi. Son günlerde ise, mali incelemelerin hız kazanması ve adli tedbirlerin uygulamaya konmasıyla birlikte, bazı şüphelilerin yurt dışına çıkış yasağı ve diğer hukuki gereklilikler ışığında çeşitli tedbirler alındı. Bu gelişmeler, soruşturmanın hem ulusal hem de uluslararası finansal sistem üzerindeki etkisini ve önemini ortaya koyuyor. Sonuç olarak, ortaya çıkan bu gizli belge ve detaylar, piyasalarda yaşanan hareketlerin derinliğini ve soruşturmanın ciddiyetini gözler önüne seriyor.
